|
|
|
|
|
Dava ile ilgili hukuki metinler 1. Davanın Karar Metni – 14.03.2006 1. Davanın Karar Metni – 14.03.2006
DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ PARA İLE SATIN ALINAMAZ!
1997 yılından bu yana faaliyette olan Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu’nun verilerini bu panelde sundum. Ayrıca konuşmamda cinsel işkencenin genelde bir savaş politikası olarak kullanıldığını, bu tür bir işkenceye maruz kalan kadınların güvenlik güçlerini, özellikle askerleri şikâyet etmeye çekindiklerini belirtim. Konuşmamda ayrıca militarizmin sivil siyaset üretiminde en büyük engel olduğunu, Türkiye’de yasama, yürütme ve yargı kurumlarının bütünüyle militarizme bağımlı olduğunu ve Türk ordusunun OYAK ile 38 değişik alanda ticaret yaptığını ve silah ile sermayenin aynı elde toplanmış olmasının sistemi daha da ürkütücü ve tartışılmaz kıldığını söyledim. Bu konuşmam üzerine aynı panelde konuşmacı olan Prof. Dr. Necla Arat ile Genelkurmay Başkanlığı, hakkımda suç duyurusunda bulundular. Sonuçta, Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugünkü basın toplantısına konu olan dava açıldı. Dava sonucunda mahkeme beni Türk Silahlı Kuvvetleri’ne hakaret etmekten suçlu görerek TCK 301. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezasına hükmetti. Ve bu cezayı 6.000 YTL para cezasına çevirdi. Kararda, “hiçbir pişmanlık duymadığım ve bir daha suç işlemeyeceğim kanaati” oluşmadığından “cezanın ertelenmesine gerek görülmediği” yazıldı. Öncellikle belirtmek isterim ki, tarafımca söz konusu para cezası kesinlikle ödenmeyecektir. Militarist zihniyetin belirlediği yerleşik düşüncelerden farklı düşünceleri dile getirmem nedeniyle bana ceza veren anlayışı benimsemiyorum, bu nedenle de para cezasını ödemeyi uygun bulmuyorum. Hiç kimse kendi düşüncesinin özgürlüğünü para ile satın almamalı! Bu nedenle kararın Yargıtay’da kesinleşmesi durumunda, hakkımda uygun görülen hapis cezasını daha önce de olduğu gibi cezaevinde geçireceğim. Öte yandan kararın lehime bozulması durumunda bu, Türkiye’de demokrasi ve insan hakları adına küçük de olsa bir umudun varlığını gösterecektir. Benim için önemli olan, Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesi yargıcının, kendini adeta Genelkurmay’ın yerine koyarak bir karar yazdırmış olmasıdır. Söz konusu kararda “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin huzur ve barış ortamının teminatı olduğu” yazılıdır. Ayrıca, “Türkiye’de farklı fikir sahiplerinin Avrupa Birliği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ni güvence görerek, ifade özgürlüğü altında Türkiye’nin en güzide kurumlarına saldırdıkları” belirtiliyor. Bu yaklaşımı demokratik hukuk ilkelerine ve objektif bakış açısına ve de en önemlisi “bağımsız yargı”ya yakıştıramıyorum. Av. Eren Keskin |