Kadına yönelik şiddet, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de, tüm yakıcılığıyla sürerken kadınlar şiddete karşı seslerini yılmadan yükseltmeye devam ediyor.

Kadına yönelik şiddet karşısında sözünü sakınmayan Gözaltında Cinsel Taciz ve Tecavüze Karşı Hukuki Yardım Bürosu’nun kurucusu Av. Eren Keskin, 2002 yılında Almanya’nın Köln kentinde gerçekleşen “Kadın Hakları Eşittir İnsan Hakları” başlıklı konferansa katıldı. Bu konferansta, devlet kaynaklı cinsel şiddetle ilgili başvurulardan elde ettiği verileri kamuoyuyla paylaştı. Genelkurmay Başkanlığı ve Prof. Necla Arat, açıklamalarıyla “ordunun manevi şahsiyetine hakaret ettiği” gerekçesiyle Eren Keskin hakkında suç duyurusunda bulundu ve Kartal 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından dava açıldı. Dava, 2006 Mart’ında Eren Keskin’in 10 ay hapis cezasına çarptırılmasıyla sonuçlandı. Mahkeme, hapis cezasını 6000 YTL para cezasına çevirdi. İfade özgürlüğü ihlal edilen Eren Keskin, bu para cezasını ödeyerek özgürlüğünü satın almayacağını açıkladı.

Eren Keskin, Türkiye’de insan hakları ve demokrasi kültürünün geliştirilmesi için yıllardır mücadele veren kadınlardan biri. Hukuki Yardım Bürosu çalışanları bugüne dek devlet kaynaklı cinsel şiddete maruz kalmış ve mağduriyetleri hâlâ devam eden 222 kadına, ücretsiz hukuki destek hizmeti verdi. Ancak ne yazık ki ülkemizde bu tarz çalışmalar desteklenmek yerine engellenmekte.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bir savaş stratejisi olarak kullanılan, cinsel işkenceye maruz kalan ve güvenlik güçlerinden çekindikleri için işkencenin faillerinden hesap soramayan kadınlar var. Bu gerçeği açığa çıkarmaya ve kamuoyunda tartışma zemini oluşturmaya çalışan bir insan hakları aktivisti, TCK’nın 301. maddesiyle sınırları çizilen “özgürlük” alanına hapsedilerek cezalandırılmak isteniyor. Kadınlara uygulanan şiddetin failleri konusunda açıklamalar yaptığı, elindeki somut bilgi ve bulguları kamuoyuyla paylaştığı için...

Söz konusu bilgi ve bulguların tartışılması; aslı varsa takibinin yapılması, faillerin cezalandırılması ve sonrası için önlemlerin alınması; asılsız ise bunun kanıtlanması gerekirken, tüm ceza Eren Keskin’e kesildi. Devlet kaynaklı cinsel şiddete maruz kalan kadınların mağduriyetleri sürüyor, giderilmesi yönünde herhangi bir girişime ise rastlanmıyor.

Demokratik bir toplum olmanın vazgeçilmez gereklerinden biri olan ifade özgürlüğü, sadece resmi devlet söylemiyle ortaklaşan düşüncelerin değil; genel kanının aksi yönde olan, rahatsız ve hatta şok edici düşüncelerin de özgürce ifade edilir olmasını gerektirir. Düşüncenin özgür olmadığı, kadınların mağduriyetlerinin yok sayıldığı bir toplumda demokrasinin varlığından, kadınların özgürlüğünden söz edilemez. Bu nedenle Eren Keskin’e takdir edilen bu ceza, ülkemizde sadece ifade özgürlüğünün değil; kadınların özgürleşmesinin önünde de hâlâ ciddi engeller olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.

Kadınların Eren Keskin ile Dayanışma Ağı’nı oluşturan biz kadınlar, bu cezanın demokrasi ve barıştan yana olan herkese verildiğini düşünüyoruz. Demokrasiye inanan, ifade özgürlüğünün demokratik bir toplumun en temel unsuru olduğunu düşünen ve faili kim olursa olsun “Kadına yönelik şiddete son!” diyen herkesi mahkeme kararını protesto etmeye çağırıyoruz.

“Kadın ve İnsan Hakları için Eren Keskin’le Dayanışmaya!!!” kampanyası iki koldan ilerliyor: dilekçe kampanyaları ve “Kadın ve İnsan Hakları için 1 YTL de Sen Ver!!!” kampanyası. Dilekçelere verilen imzalar 17 Haziran 2006 tarihinde yapılacak bir basın toplantısıyla kamuoyuna deklare edilecek ve kampanya sona erecek. Yargıtay’ın Eren Keskin’e verilen cezayı onaylaması halinde ifade özgürlüğüne biçilen 6000 YTL’lik bedel madeni 1YTL'ler halinde karşılanacak. Yargıtay kararı bozarsa kampanya sürecinde toplanan miktar çalışmalarında kullanılmak üzere İnsan Hakları Derneği’ne aktarılacaktır.

KADINLARIN EREN KESKİN'LE DAYANIŞMA AĞI

 

dilekçe'yi imzalamak için tıklayınız.